Mineral Analiz Laboratuvarı
Gıda güvenliği ve besleyici değerinin belirlenmesinde gıdanın içerdiği metal düzeyi önemli yer tutmaktadır. Özellikle metallerin insan sağlığı üzerinde olan etkilerinin ortaya konulmasıyla birlikte , belirli bir dozun üzerine çıkıldığında sağlık açısından tehlike oluşturabilecek kurşun, kadmiyum, krom, arsenik ve civa gibi toksik metallerle, demir, bakır, çinko, magnezyum, mangan, potasyum, sodyum gibi metallerin gıdalardaki düzeylerinin belirlenmesi yoluna gidilmiş ve yasal sınırlamalar oluşturulmuştur. Gıdalarda metal analizlerinin gerçekleşmesinde farklı teknikler kullanılmakla birlikte, en çok kullanılan teknikler; atomik absorbsiyon spektrometrik, alev fotometrik, emisyon spektrometrik, polografik ve kolorimetrik teknikler ( Anonymous 1990 ; Pomeranz and Meloan , 1994 ). Yukarıda adı geçen enstrümental tekniklerinin tümü test edilerek numunenin yapısında yer alan interferans ( girişim ) etki gösteren organik yapıların tamamen yok edilerek inorganik yapıya dönüştürülmesi ve çözünür fazda tutulması gerekmektedir. Metal analizlerinin gerçekleştirilmesinde laboratuvar ortamının aranacak metallerden arınmış olması gereklidir. Özellikle çok düşük miktarlarda metal araştırması (ppm, ppb gibi ) yapılan laboratuvarlarda oda içerisine verilen havanın filitre edilmesi büyük önem taşır.
Laboratuvarımız, gıda maddelerinde bulunabilecek mineral madde miktarlarının Kantitatif olarak tespiti amacıyla, Laboratuvara gelen numuneleri, üç aşamadan geçirmektedir. İlk aşamada numunenin tam manasıyle Kendini temsil edebilmesi için Numunenin kendi özelliğine göre, Parçalayıcı, Karıştırıcı veya Değirmen Kullanarak, Numunenin homejenizasyonu sağlanır. Laboratuvar koşullarından gelebilecek kontaminasyonları önlemek amacıyla gerekli tedbirler alınarak numune ikinci safha olan Numunenin parçalanması, diğer bir deyişle '' Eritişim '' aşamasına geçilmektedir. Bu aşamada laboratuvarımızda yine numunenin kendi özelliğine, içerdiği kimyasal yapısına ve kullandığımız cihazların kullanım talimatlarına göre üç farklı ERİTİŞİM yöntemi uygulanarak Numune ANALİZE HAZIR hale getirilir. Bu yöntemler şunlardır.
1. MANUEL ERİTİŞİM : Mikrodalga veya kül fırını kullanılmadan, numunenin kimyasal yapısına bağlı olarak yapılan eritişimdir. Eritişimde bazı asitler ve ultra saf su kullanılır.
2. MİKRODALGADA ERİTİŞİM : Kuru madde üzerinden max. 0.5 gr. tartılan numunenin kimyasal yapısına bağlı olarak Genellikle % 67 lik HNO3 Asit kullanarak belirli bir basınç ve sıcaklık altında, mikrodalga fırın sistemi kullanılarak yapılan eritişimdir.
3. KÜL FIRINI İLE ERİTİŞİM : Bu tür eritişim genellikle mikrodalga fırın ile eritişimi zor ve riskli olabilecek numune çeşitlerinde, yine numunenin kimyasal yapısına bağlı olarak belirli sıcaklıkta, belirli zaman diliminde gerçekleştirilen eritişimdir. Kül fırını ile yakılan numunenin üzerine belirli miktar asit ilavesi ile eritişim sağlanır.
Numuneyi analize hazır hale getirdikten sonra, Üçüncü safha olan analiz safhasına geçilmektedir. Analizi istenen mineral maddeleri '' ppm '' düzeyinde tespit edebilmek için, Alevli Atomik Absorbsiyon Spectrometre cihazı, mineral maddeleri '' ppb '' düzeyinde tesbit edebilmek içinde Fırınlı Atomik Absorbsiyon Spektrometre cihazı kullanılmaktadır. Genel olarak, laboratuvarımıza gelen numunelerin %95 gibi Büyük bir bölümünde, Numunede Eritişim Safhasında, analiz süresini kısaltması, analiz sonuçlarının doğruluğu , Kontaminasyonun Minimum düzeylerde olması, Numunelerde tam manasıyla eritişim sağlanması gibi avantajalarından dolayı , Mikrodalga Kapalı Sistem, Yaş Yakma Yöntemi uygulanmaktadır. Laboratuvarımızda As ve Hg analizleri için Hidrür Sistemi, Pb, Cu, Cd analizleri için Fırınlı Atomik Absorbsiyon Spektrometre cihazı, Ca, Fe, Mg, Mn, Zn, Sn, Na, K, Cr analizleri için Alevli Atomik Absorbsiyon Spektrometre cihazı kullanılmaktadır.
- Login to post comments
