Mikotoksin Analiz Laboratuvarı

Mikotoksinler Bugünümüzü Ve Yarınımızı Tehdit Ediyor!

Tarımsal ürünlerde mikotoksin oluşumu uygun koşullarda ürüne bağlı olmak üzere, hasattan üretime kadar hemen her aşamada meydana gelebilmektedir. Mikotoksinler, küflü ve toksinli gıdaların tüketimi ile ilişkili olarak insanlarda karaciğer, böbrek gibi organlarda birikir ve toksinli yemlerin tüketimi ile de sütlere geçer. Mikotoksinler sadece ticari bir problem olarak değil aynı zamanda, sağlığı tehdit eden ciddi bir tehlike olarak da görülmeli ve değerlendirilmelidir.
Sağlık ve beslenme açısından değerli pek çok tarımsal ürün aynı zamanda mikotoksin açısından risk taşımaktadır. Bunlar arasında fındık, antep fıstığı, kuru incir, siyah zeytin, kırmızı toz ve pul biber gibi ihraç ürünlerinin yanında hububat süt ve ürünleri gibi yüksek miktarda tüketilen temel gıda maddeleri sayılabilir. Söz konusu ürünlerin bir kısmında mikotoksinler doğal olarak oluşurken, pek çok üründe hasat, kurutma, nakil, işleme ve depolama esnasındaki hatalı uygulamalar nedeni ile meydana gelmektedir.
Mikotoksinlerin gelecek nesillerin de sağlığını tehdit ettiği unutulmamalıdır. Mikotoksin oluşumunun önlenmesi tek başına araştırıcıların, üreticilerin veya kamu kurumlarının üstesinden gelebilecekleri bir konu olmayıp, ortaklaşa çözüm yolları aranmalıdır.

  1. BM Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO), dünya genelinde tarımsal ürünlerin %25’inin ciddi boyutta mikotoksinlerle kontaminsayona uğradığını bildirmektedir.
  2. Mikotoksinler, hem sağlık hem de ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Bu güne kadar 300 civarında mikotoksin belirlenmiştir.
  3. Bunlar arasında özellikler AF (aflatoksinler), OTA (Okratoksin A), FUM (Fumonisinler), Patulin, Zearalenonlar ve Deoksinivalenol’ün toksik etkileri deneysel çalışmalarla desteklenerek kesinlik kazanmıştır.

Mikotoksin çeşidine bağlı olarak vücutta etkilenen organ ve sistemler farklıdır.

    1. AF: Karaciğeri
    2. OTA: Böbrekleri
    3. FUM: Böbrek ve özofegal sistemi
    4. Trikhotesenler: Mukoz membranları
    5. Zeraleanon: Ürogenital sistemleri
  1. Mikotoksinler içerisinde aflatoksinler kanserojen bileşikler olduklarından diğerlerine göre daha tehlikeli olarak kabul edilmektedir.
  2. Aflatoksinlerin insanda, farede ve alabalıkta karaciğer kanserine yol açtığı kanıtlanmıştır.
  3. Aflatoksinler aynı zamanda çiftlik hayvanlarında verim azalmasına ve et kalitesinin düşüşüne neden olmaktadır.

 

MİKOTOKSİN ANALİZ LABORATUVARINDA KULLANILAN ANALİZ METOTLARI:
Laboratuvarımız;
30 Mart 2005 tarihi itibari ile Sert Kabuklu Meyveler ve Yer Fıstığı ürünlerinde toplam aflatoksin ve aflatoksin B1 analiz metotlarında,
3 Kasım 2006 tarihi itibari ile kuru üzümlerde Okratoksin A analiz metodunda,
Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından akredite edilmiştir.
                Laboratuarımız  her yıl düzenli olarak Turkak tarafından denetlenmektedir.
                Her yıl düzenli olarak uluslar arası yeterlilik testlerine katılmakta ve başarılı sonuçlar almaktadır.

    • Akredite Olunan Metotlar
    1. Sert Kabuklu Kuru Meyveler ve Yer Fıstığında Aflatoksin B1 ve toplam aflatoksin (AOAC 999.07:2000)
    2. Sert Kabuklu Kuru Meyveler ve Yer Fıstığında Aflatoksin B1 ve toplam aflatoksin (R.Diagnostic Tech. Ltd. 2004)
    3. Kuru Meyvelerde Okratoksin A (Rhone Biopharm P14 V8, 2004)
    4. Süt ve Süt Tozunda Aflatoksin M1 analizi (R.Biopharm Aflaprep M IFU – P04V10) (Akreditasyon başvurusu yapıldı)
    • Diğer Metotlar
    1. Peynir, Yoğurt ve Tereyağında Aflatoksin M1 analizi (Maff Procedures for IAC Clean-Up for Af.M1 Anal. İn Milk Prod.)
    2. Birada Okratoksin A analizi (R.Biopharm, IFU P14 V8)
    3. Elma Suyunda Patulin analizi (TS ISO 8128-1)
    4. Yemlerde Aflatoksin Analizi (AOAC 2003.02)
    • Yeni Başlanan Analizler
      • Deoksilevalenol (DON)
      • Zearelanon